Ana Sayfa Ülkeler Türkiye Doğu Akdeniz'de 'Gambot Diplomasisi'

Doğu Akdeniz’de ‘Gambot Diplomasisi’

Doğu Akdeniz, günümüzden yıllar önce deniz ticaretine hakim olma ve verimli toprak arazilerinden faydalanma adına mücadelelere sahne oldu. Bölgede hayat bulan siyasal organizasyonlar açısından önemi yüksek olan Doğu Akdeniz, sahildar devletler kadar enerjide söz sahibi olan/olmak isteyen devletlerin ve aktörlerinde ilgisini çekmektedir.

Yazımızda Doğu Akdeniz bölgesinin kısa bir tanım ve jeo-politiği üzerinde analiz yaptıktan sonra bölgeye kıyıdaş devletlerin ve aktör devletlerin amaçlarının ve çıkar çatışmasının diplomasinin yetersizliği nedeniyle askeri boyuta geçisin diplomatik bir kavram olan Gambot Diplomasi üzerinden açıklamaya çalışacağız.

mmm

Doğu Akdeniz Jeopolitiği

Doğu Akdeniz sadece kıyıdaş devletlerin değil, sahili olmayan ancak enerji alanında söz sahibi olan küresel aktörler tarafından da yakından takip edilmektedir. Bu ülkeler başlıca, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya Federasyonu, Çin Halk Cumhuriyeti, Fransa, Almanya ve İngiltere olarak sıralamak mümkün. Ayrıca bir ulus üstü yapı niteliğine sahip Avrupa Birliği tarafından da gelişmeler yakından takip edilmektedir.

Yunanistan ve İtalya’nın AB üyesi ülkeler statüsünde olması, Avrupa yüksek enerji ihtiyacının Doğu Akdeniz havzasından karşılama isteği AB’yi de başat aktörler arasına almayı başarıyor. Aktör ülkelerin enerji şirketleri üzerinden bölge de sismik araştırma gerçekleştirmesi ve araştırmaların kıyıdaş devletlerin sınırları dışına taşması, Doğu Akdeniz’de oluşan ittifaklar ve bu ittifaklar arasında yaşanan sorunlar, uluslararası hukuka ayrılık gibi uyuşmazlık konuları bölgede zaman zaman krizlere yol açmaktadır.

Özellikle GKRY, Kıbrıs’ın güneydoğu açıklarında bulunan enerji yataklarının bölüşülmesi, çıkartılıp işletilmesi kapsamında, İsrail ve Mısır gibi bölge ülkeleriyle daha önce sınırlı olan ilişkilerini geliştirmek, Ada’nın tek söz sahibi sıfatıyla antlaşmalar yapmak ve Total, Eni, ExxonMobil  gibi uluslararası şirketlere tek taraflı imtiyazlar vermek suretiyle, ekonomik çıkarın yanı sıra KKTC ve Türkiye aleyhine siyasi güç de elde etmek istiyor olması, Türkiye tarafından kesinlikle kabul edilebilir bir durum değildir.

d 3

Her şartta Doğu Akdeniz’de bir oldu bitmeye müsemma göstermeyeceğini dile getiren Türk yetkililer ve uzmanlar sorunların diplomatik kaynaklar ile çözülmesini istemektedir. Ancak Yunanistan, GKRY ve Mısır ortaklığı bölgede çıkarılacak olan hidrokarbon kaynaklarının paylaşımında Türkiye’nin belirlemiş olduğu sahaları görmezden gelmesi bölgesel güvenliği riske atmaktadır. İki NATO üyesi ülke olan Türkiye ve Yunanistan’ın askeri olarak karşı karşıya gelmesi tabii ki bu kollektif güvenlik örgütü tarafından kabullenilir bir durum değildir.

Gambot Diplomasisi Nedir ?

Gambot (ingilizce Gunboat’tan gelir) Bir ya da birkaç top ve makineli tüfekle donatılmış, karaya yakın sularda ve büyük ırmaklarda kullanılan küçük savaş gemisi olarak literatür de tanımlanır. Gambot diplomasisi bugün ortaya çıkan bir kavram olarak algılamak yanlıştır. Zira 19. ve 20. yüzyıllarda İngiliz ve Amerikan sömürgeciliğinin elindeki en etkin siyasi ve askeri araç olmuştur.

Güçlü donanmalara sahip büyük devletler kontrol altına almak istedikleri devlete karşı denizden ülke kıyısına yaklaşıp, donanma gemilerinin toplarını şehre yönelterek ve güçlü bir donanma baskısı uygulamak suretiyle donanması bulunmayan ve sadece kara gücü mevcut olan hasım devletin çaresiz ve endişe içerisinde bırakılmasıdır.

m

Yani güçlü donanmalara sahip devletlerin güç gösteresi yaparak (bu bir savaş ilanı anlamını taşımaz) siyasi taleplerini deniz gücüyle düşman devlete kabul ettirmesini sağlayan dış politika aracıdır. Türkiye açısından bu politika ilk adım, Türkiye’nin 17 Mart 2002 tarihinde Güney Kıbrıs adına araştırma yapan Northern Axis adındaki Norveçli sismik araştırma gemisini, TCG Giresun firkateynini kullanarak şu an mavi vatan olarak adlandırılan deniz alanlarını terk edip güneye doğru gitmeye zorlaması ile Doğu Akdeniz’de uygulamaya başlanmıştır.

Günümüzde ise Libya ile deniz alanları sınırlandırma anlaşması ile ülkemize ait 2 firkateynimiz gambot diplomasisini Belkasım Hafter güçlerine karşı aktif olarak Doğu  Akdeniz’de uygulamaya başlamıştır.

Ardından ise geçtiğimiz günlerde Oruç Reis adlı sismik araştırma gemimizin Meis ve Rodos adası arasında NAVTEX ilânı sonucu Yunanistan’ın tehditkâr tutumu sonucu deniz kuvvetlerimize ait savaş gemilerimizin bölgeye intikali örneklendirilebilir. Günümüzde ise yeni bir NAVTEX krizi sonucu Gambot diplomasinin Doğu Akdeniz’de herhangi bir anlaşma zemini doğmazsa devam edebileceğini dile getirmek yanlış olmayacaktır.

mm

Sonuç Olarak;

Doğu Akdeniz bölgesi, Orta Doğu ve Kafkaslara olan coğrafi yakınlığı sebebiyle 20. yüzyılın başlarından günümüze kadar bölgesel ve küresel ölçekli güç mücadelelerine ve enerji merkezli jeopolitik çekişmelere ev sahipliği yapmıştır.

Özellikle 2000’li yılların başından bu yana hidrokarbon rezervlerinin keşfedilmesi bölgenin jeopolitiğinde önemli değişikliklere neden olmuş ve başta Türkiye olmak üzere bölge ülkeleri adına güvenliği tehdit eden kırılgan bir zemin oluşturmuştur. Zamanlar bölge devletleri tarafından yapılan anlaşmalar diğer bölge devletlerini saf dışına itmesi ve haklarına saldırı bölgesel güvenliğin temelini sarsacak olayları hazırlamıştır.

Doğu Akdeniz üzerine yazılabilecek sayfalarca yazı ve onlarca akademik makale ve analizin tamamında karşımıza çıkacak olan sonuç, azalan kaynaklar ve artan nüfusun ve talebin etkisiyle dikkatlerin eskiye daha fazla denizlerde bulunan hidrokarbon kaynaklarına çevrildiğinin ve bu kaynaklardan birine sahip Doğu Akdeniz havzasına ülkemizin en uzun kıyı şeridinin bulunması, buradaki hak ve yükümlülüklerine gerek diplomatik kaynaklar ile gerekse askeri faaliyetler ile korunması gerektiğine varılacaktır.

f 1

En önemli güncel sorunlardan biride Doğu Akdeniz’deki mevcut paradigmayı değiştiren enerji satrancı, bölge ülkelerinden en kritiği olan Suriye ve Lübnan’da  yaşananlar ve müdahaleye varacak noktaya gelen gelişmeler dikkate alındığında dünya siyasetinde Orta Doğu ile birlikte merceğin odaklandığı yerlerden biri olmaya devam edecektir.

[ Muhammet Kağan Kesemen – Giresun Üniversitesi/Uluslararası İlişkiler]

Yararlanılan Kaynaklar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

- Advertisment -
newspaper

Most Popular

Doğu Akdeniz’de Son Durum: [Haftalık Bülten 19-26 Ekim]

Son dönemlerde gerilimin tırmandığı Doğu Akdeniz’de, 19-26 Ekim tarihleri arasında gerçekleşen askeri ve diplomatik olaylar derlenmiştir. Doğu Akdeniz’de her gün gerçekleşen askeri, diplomatik ve...

“Türkiye, İHA’lar ile Yunanistan’ın Bütün Faaliyetlerini Takip Ediyor“ | Cem Gürdeniz

Geçtiğimiz günlerde, “Görünmez olduğu” ve “Doğu Akdeniz’deki tüm faaliyetleri tespit edilmeden izlediği” öne sürülen Yunan denizaltılarının, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurlarınca takip edildiği ortaya çıktı....

Mustafa Akıncı Dönemi: Doğu Akdeniz ve Kıbrıs Politikaları

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Eskiden Kıbrıs’ta iki halk vardı. Türk halkı ve Rum halkı. Artık Kıbrıs’ta iki halkın yanında iki de devlet var. Bundan...

“Ülkelerin Dost’u Yoktur, Çıkarları Vardır“ | Cihat Yaycı

Bahçeşehir Üniversitesi Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi (BAUDEGS) Başkanı ve Müstafi Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı, Türk Ocakları İstanbul Şubesi'nin konuğu oldu. Cihat Yaycı,...

Recent Comments