Ana Sayfa Askeri Dünden Bugüne: Akdeniz

Dünden Bugüne: Akdeniz

Dünyanın en büyük iç denizi olan ve yüzölçümü 2,5 milyon km2’yi geçen Akdeniz, batıda Cebelitârık Boğazı ile Atlas Okyanusu’na bağlı olduğu gibi 1869’dan itibaren de Süveyş Kanalı ile Kızıldeniz’e ve dolayısıyla Hint Okyanusu’na bağlanmıştır. Uzunluğu yaklaşık 3800 km’dir.
“Akdeniz” isminin kökeni ile ilgili iddialardan biri, eski Türklerde “mavi” rengin doğunun, “ak” rengin batının sembolü olarak kullanılmış olmasıdır. Bu iddiaya göre Akdeniz adlandırmasını ortaya koyan dil bilincinde Ege ve Akdeniz’i tek bir deniz olarak gören yaklaşım vardır.
Akdeniz tarihte büyük medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir coğrafyadır. Tarihin bazı dönemlerinde aynı anda birçok medeniyetin var olduğu alandır. Sadece denizi ile değil, buralara bağlanan kültürel, ticarî ve coğrafî alanlarıyla da kendi fizikî görüntüsünün çok ötesindedir.
Roma, Bizans ve Osmanlı’nın merkezi olan Akdeniz, bu imparatorluklara ev sahipliği yapmakla kalmamış, çevresinde yeşeren uygarlıkların da gelişmesinde temel köprü vazifesi görmüştür. Öyle ki Akdeniz havzasında hâkimiyet kuramayan hiçbir devlet gücünü kalıcı hale getirememiştir.

eee

Müslümanların VII. asrın ortalarına doğru Suriye ve Filistin topraklarını ele geçirmesi ve Amr b. Âs’ın Mısır’ı fethi gibi olaylar üzerine İslâm dünyası ilk defa Akdeniz ile karşılaşmış oldu. Hz. Osman döneminde 649 ve 653 yıllarında Kıbrıs’a iki sefer düzenlendi.
VIII. asrın başında İspanya’ya geçen İslâm orduları Akdeniz’in doğu ve güneyini ellerinde tuttukları gibi kuzeyinde de faaliyet göstermeye başladılar. Böylece Akdeniz’in kuzeybatısına ulaşan İslâm kuvvetleri ile bölgede siyasî-askerî denge tamamen değişti.

Türkler Akdeniz’de

Anadolu Selçuklu Devleti’nin Anadolu’yu ele geçirmesinden sonra Akdeniz dünyasıyla karşılaşan Türkler, önceleri sadece kendi sahillerinde faaliyet gösterebildiler. Çaka Bey, İzmir bölgesindeki hâkimiyeti sırasında bir donanma meydana getirerek Midilli ve Sakız adalarını fethetti.
Osmanlı denizciliğinde önemli bir yeri olan Akdeniz konusunda çok sayıda eser yazılmıştır. Bunların en önemlisi Pîrî Reis’in kaleme aldığı Kitâb-ı Bahriye olup bütün sahillerin tarihî coğrafyasını anlatmakta ve denizciler için gerekli bilgileri ihtiva etmektedir.
Birinci Bayezid döneminde Osmanlı donanmasının Akdeniz’deki gücünü giderek artırması neticesinde Suriye, Mısır, Cezayir, Tunus ve Trablusgarp Osmanlı topraklarına katıldı. Ayrıca Rodos ve Kıbrıs’ın fethi, Akdeniz dünyasında Osmanlı hâkimiyetini sağladı.
Böylece Osmanlılar İtalya ve Fas’a kadar olan bölgeyi de ele geçirdiler. Güçlü donanmalarıyla her sene Akdeniz’de sefere çıkan Osmanlılar’a karşı koyabilmek ancak çeşitli ittifaklarla mümkün oluyordu. Ancak Osmanlı’nın Akdeniz’deki üstünlüğü İnebahtı yenilgisiyle sarsılmıştı.

uu

Daha sonra Girit’in fethi gibi zaferler XVII. yüzyılda bu üstünlüğün yine devam ettiğini göstermektedir. Osmanlı donanması ile Kuzey Afrika’da üslenen ve gücünü giderek arttıran Garp ocaklarının denizcileri, Akdeniz’de Türk hâkimiyetinin devam etmesinde büyük rol oynadılar.
Birinci Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti’nin Akdeniz’deki varlığı büyük oranda son buldu. Böylece Akdeniz’de Suriye ve Lübnan’a hâkim olan Fransa ile Filistin, Ürdün ve Irak’a hâkim olan ve dolayısıyla petrol kaynaklarını da elinde bulunduran İngiltere kaldı.

Rusya’nın Akdeniz’e Bakış Açısı

İkinci Dünya Savaşı öncesinde büyük güç dengesizliği içinde bulunan Akdeniz, 1940-1945 arasında meydana gelen çarpışmalardan önemli ölçüde etkilendi. Rusya, NATO’nun faaliyet sahası içinde önemli bir yer tutan Akdeniz’e, Suriye’de elde ettiği deniz üsleriyle ilk kez ulaştı.
Rusya, son yüzyıllarda Akdeniz’e yani “sıcak denizlere” inme politikaları geliştiriyor. Uzmanlar ise bu politikanın Suriye ve Libya iç savaşlarıyla hayat bulduğunu söylüyor.

e3ee

Yararlanılan Kaynaklar

Bilgisel, Stratejik Ortak ve @AkdenizKibris tarafından kaleme alınmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

- Advertisment -
newspaper

Most Popular

Doğu Akdeniz’de Son Durum: [Haftalık Bülten 19-26 Ekim]

Son dönemlerde gerilimin tırmandığı Doğu Akdeniz’de, 19-26 Ekim tarihleri arasında gerçekleşen askeri ve diplomatik olaylar derlenmiştir. Doğu Akdeniz’de her gün gerçekleşen askeri, diplomatik ve...

“Türkiye, İHA’lar ile Yunanistan’ın Bütün Faaliyetlerini Takip Ediyor“ | Cem Gürdeniz

Geçtiğimiz günlerde, “Görünmez olduğu” ve “Doğu Akdeniz’deki tüm faaliyetleri tespit edilmeden izlediği” öne sürülen Yunan denizaltılarının, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurlarınca takip edildiği ortaya çıktı....

Mustafa Akıncı Dönemi: Doğu Akdeniz ve Kıbrıs Politikaları

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Eskiden Kıbrıs’ta iki halk vardı. Türk halkı ve Rum halkı. Artık Kıbrıs’ta iki halkın yanında iki de devlet var. Bundan...

“Ülkelerin Dost’u Yoktur, Çıkarları Vardır“ | Cihat Yaycı

Bahçeşehir Üniversitesi Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi (BAUDEGS) Başkanı ve Müstafi Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı, Türk Ocakları İstanbul Şubesi'nin konuğu oldu. Cihat Yaycı,...

Recent Comments