E. Tümamiral Dr.Deniz Kutluk: “Mısır ile İlişkilerin Normalleştirilmesi Fırsatı Kaçırılmamalıdır“

0
1768

ANKA Strateji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı E. Tümamiral Dr. Deniz Kutluk, Mısır ile Türkiye arasında dikkat çeken diplomatik yakınlaşma açıklamalarına ilişkin olarak Doğu Akdeniz Politik’e değerlendirmelerde bulundu.

Mısır, Türkiye’nin BM’ye bildirdiği kıta sahanlığı sınırlarını dikkate alarak 18 numaralı parselde ruhsat ihalesi ilan ettti. Yunan medyaları bu gelişme üzerine, “Kahire, Ankara’ya göz kırpıyor” ve “Mısır falsosu” başlıkları atarak, Yunan Dışişlerinin bu durumdan çok rahatsız olduğunu belirtti.

Bunun üzerine Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu,  “Mısır tarafından kıta sahanlığımıza saygı gösterilmesi olumlu bir adım. Mısır ile aramızda hem istihbarat hem de dışişleri bakanlıkları düzeyinde bir temas var. Ben (Mısır Dışişleri Bakanı) Samih Şükri ile çok defa görüştüm. Örneğin BM toplantıları sırasında ilişkileri nasıl düzelteceğimiz konusunda uzun uzun görüşmelerimiz oldu. İlişkilerin seyrine göre oturulup bir deniz yetki alanı müzakeresine başlanabilir. Biz, hakça paylaşımdan yana olduğumuz için herkesle konuşmak istiyoruz.“ şeklinde açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin Mısır ile deniz yetki alanlarının belirlenmesi için müzakerelerin başlayabileceğini açıklaması, Yunanistan’ı harekete geçirdi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun bu yöndeki açıklaması sonrası Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’yi telefonla aradı. Yunanistan Dışişleri Bakanı Dendias’ın Pazartesi günü Kahire’ye giderek Mısır Dışişleri Bakanı Şükri ile “iki ülke arasındaki enerji işbirliği ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri görüşeceği” açıklandı.

Bugün ise Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Mısır’ın hidrokarbon arama faaliyetlerinde Türk kıta sahanlığına saygı göstermesi çok önemli bir gelişme, bunun devam etmesini bekliyoruz. Mısır ile tarihsel ve kültürel bir çok ortak değerimiz var. Önümüzdeki günlerde farklı gelişmeler olabilir.“ dedi.

ANKA Strateji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı E. Tümamiral Dr. Deniz Kutluk, konuya ilişkin olarak Doğu Akdeniz Politik Caner Çiftçi’ye konuştu.

Dr.Deniz Kutluk’un değerlendirmeleri şu şekildedir;

Mısır 18 Şubat 2021’de yeni oluşturduğu dijital platformdan ruhsatlar yayınladı. Toplam 24 ruhsatın dokuzu Akdeniz’de ve Doğu-Batı işaretli gaz sahalarını içeriyor iken diğerleri çöl ve Kızıldeniz kıyılarında bulunuyor.

Deniz’de ilan edilen sahaların konumuna bakıldığında Mısır-Yunan 6 Ağu 2020 EEZ/MEB sınırlandırma anlaşmasına tam dayandırılmadığı ortaya çıkıyor (Bakınız ekli haritalar). Yunanlı dostlarımız da bunu bir endişe konusu olarak günlerdir haberleştiriyorlar ve bugün itibariyle de Dış İşleri Bakanlarını Mısır’a güven tazelemek için yolladıkları anlaşılıyor. Çeşitli yorumlar bu adımın Mısır’ın Türkiye çıkarlarına ters düşmemek dikkatini gösterdiği yolunda. Biz de bu konuyu biraz değerlendirmek istedik.

Mısır ile Türkiye’nin tarihsel boyutta ciddi bir anlaşmazlığı bulunmamaktadır. Cumhuriyet döneminde 1925’ten itibaren kurulmuş ilişkiler 1960-1962 arası kısa bir kesinti dışında 2013’e kadar gayet karşılıklı saygılı ve çıkarlar dengesi içinde yürütülebilmişti.

Sisi’nin Mısır’da Cumhurbaşkanı seçilmesi ile Türkiye (Müslüman kardeşlerin aleyhinde görerek) hasmane pozisyon almasaydı da süregeliyor olacaktı. Buna rağmen ilişkiler ticari yönden bir ölçüde sürmekte ve diplomatik temsil seviyesindeki düşüklüğün geçici olduğuna dair zımni bir anlayışın olduğu da izlenmektedir. Üstelik Mısır 1822’de Osmanlı’dan ayrılmak isteyen Yunanistan’ın Girit isyanına karşı Osmanlı’nın yanında yer almıştı.

Mora’da 1825’te başlayan Yunan isyanında da Mısır Osmanlı ile birlikte hareket etmiş bu askeri harekâtı desteklemek üzere Navarin limanında bulunan Osmanlı-Mısır Donanması savaş açmaksızın Rus-Fransız-İngiliz baskınına uğratıldığında da birlikte şehitler vermişlerdi. Özetle kadim dönemden kalan dostluklar da iki devlet ilişkisinde önem taşımaktadır.

İşte Mısır ile 2013’den bu yana düşük seviyede yürütülen diplomatik ilişkilere rağmen 6 Ağustos 2021’de Yunanistan’ın Mısır ile 9 yıldır yapmakta olduğu ve aralarında  en az birisi temel 4 anlaşmazlık bulunan Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) görüşmeleri ABD Dış İşleri bakanının (Pompeo) görüşme arasında Mısır Dışişleri Bakanını araması üzerine çözümleniverdi. İnanılmaktadır ki Pompeo’yu bu telefon görüşmesini yapmaya etkili bir Yahudi Düşünce Örgütünün (JİNSA) 2-3 hafta önce  ABD Yönetimi nezdinde başlattığı girişimler neden olmuştu.

Neticede zor durumda kalan Mısır Dışişleri Bakanı bu MEB anlaşmasını, şartlarını fazlaca benimsememekle beraber imzaladı. O sıralar Türk tarafında şöyle bir haber ulaşmıştı: Artık görüşelim ve Doğu Akdeniz Deniz yetki Alanı pastasının kuzey ve güney cephelerinde en uzun iki kıyı devleti olarak bu pastanın bölüşülmesinde söz sahibi olmaya başlayalım. Türkiye bu mesajı kanaatimce doğru okuyamadı ve bunun yerine İstihbarat servisleri arasında bilgi alışverişi seviyesine indirgenmiş bir şekilde el aldı ki sonuçta yanlış imzalanmış ve hukuki temeli olmayan Yunan-Mısır MEB anlaşmaları meclislerinden onay alarak BM’e sunuldu ve orada da tescil gördü.

Bu defa Mısır 18 Şubat 2021 ruhsat bölgeleri yayımı ilanında yine benzeri bir sinyali veriyor görülmektedir. Çünkü Mısır’ın Yunanlılarla imzaladığı MEB anlaşmasına göre sahalarını sınırlara dayamak yerine (W11,17,18 nolu sahalar) daha doğuda ve Türkiye’nin 2003-2031 arasında 6 kez BM’e duyurarak ederek ilan ettiği Kıta Sahanlığı sınırlarını rahatsız etmeyen şekilde daha doğuya yerleştirmiş görülmektedir. Bu defa ilişkilerin iyileştirilmesi fırsatı o halde kaçırılmamalıdır. Hele Yunan Dış işleri Bakanının acilen istişarelerde bulunmak üzere 8 Mart 2021’de Kahire’ye uçacak olduğu haberinin de varlığı dikkate alındığında fazla kaybedecek zaman olmadığı da açıktır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here