Ana Sayfa Ülkeler Türkiye Gayri Askeri Statüdeki Adaların Askerileştirilmesi ve Silahlandırılması

Gayri Askeri Statüdeki Adaların Askerileştirilmesi ve Silahlandırılması

Dışişleri Bakanlığına önemle ve dikkatle duyurulur; Yunanistan, 1952’den bu yana gayri askeri statüde olan 23 adanın, 23’ünü de (tamamı) kolluk kuvvetleri haricinde askerileştirmiş, silahlandırmış, tahkimat yapmış, tatbikatlar icra etmiş ve milis kuvvetleri oluşturmuştur. Yaptığımız çalışmalar sonucunda, ‘gayri askeri statü’sü bulunan 23 adanın, statüsü ihlal edilmiş ve egemenlik devir şartı tartışmalı hale gelmiştir.

Bu durumda Yunanistan’ın önünde sadece iki seçenek bulunuyor;
  • Yunanistan, Lozan Antlaşması ve Türkiye’nin taraf olmadığı Paris Antlaşması’ndaki hukuki statüye geri dönerek, adalardan askerlerini çıkartmalı ve tahkimat işlemlerini durdurmalı/tahkimat yaptığı yerleri yıkmalıdır.
  • Yunanistan, Lozan ve Paris Antlaşmalarındaki hukuki statüyü kabul etmeyip, iddiasını sürdürmeye devam ederse; adaların egemenlik devrinin tartışmalı haline geldiğini otomatikman kabul etmiş olacaktır. Daha açık bir ifadeyle, bu durumda Kardak Krizi’nde olduğu gibi ya adaları terk edecek, ya da Türkiye ile savaşmayı göze alacak kadar cesaret etmelidir.

Adalar Genel

Gayri Askeri Statüdeki Adalar Hangileridir ?

Taşoz, Bozbaba, İpsara, Semadirek, Limni, Midilli, Sakız, Ahikerya, Sisam, İstanbulya, Rodos, Herke, Kerpe, Çoban, İleki, İncirli, Kelemez, İleryöz, Batnoz, Lipso, Sömbeki, İstanköy ve Kızılhisar adaları olmak üzere toplam 23 adadır.

Gayri Askeri Statüdeki Adaların Askerileştirilmesi ve Silahlandırılması

Ahikerya scaled

Batnoz scaled

Bozbaba scaled

oban scaled

Herke scaled

leki scaled

leryöz scaled

ncirli scaled

psara scaled

stanbulya scaled

stanköy scaled

Kelemez scaled

Kerpe scaled

Kızılhisar Fener Karaada scaled

Limni scaled

Lipso scaled

Midilli scaled

Rodos scaled

Sakız scaled

Semadirek scaled

Sisam scaled

Sömbeki scaled

Taşoz scaled

Adalar’daki Gayri Askeri Statü Şartı Hangi Antlaşmalarla Konulmuştur ?

Adaların gayri askeri statüsü 1914 Altı Büyük Devlet Kararı, 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Barış Antlaşması ile belirlenmiştir.

  • Limni ve Semadirek adaları, 1923 Lozan Barış Antlaşması’nın 12’inci ve 1923 Lozan Boğazlar Sözleşmesi’nin 6’ıncı maddeleri gereği sadece kolluk kuvveti bulundurulmasına karar verilmiş, askerden arındırılmış ve adalarda tahkimat yapılması yasaklanmıştır.
  • Taşoz, Bozbaba, ve İpsara adaları, 1923 Lozan Barış Antlaşması’nın 12’inci maddesi gereği sadece kolluk kuvveti bulundurulmasına karar verilmiş, askerden arındırılmış ve adalarda tahkimat yapılması yasaklanmıştır.
  • Midilli, Sakız, Sisam ve Ahikerya adaların, 1923 Lozan Barış Antlaşması’nın 12 ve 13’üncü maddeleri gereği sadece kolluk kuvveti bulundurulmasına karar verilmiş, askerden arındırılmış ve adalarda tahkimat yapılması yasaklanmıştır.
  • Oniki ada olarak anılan Lipso, Batnoz, İleryöz, Kelemez, Rodos, İstanköy, Sömbeki, İncirli, İleki, Kerpe, Çoban, İstanbulya, Herke ve Kızılhisar adaları 1947 Paris Barış Antlaşması’nın 14’üncü maddesi gereği sadece kolluk kuvveti bulundurulmasına karar verilmiş, askerden arındırılmış ve adalarda tahkimat yapılması yasaklanmıştır.

bgy

Türkiye, Adalar Konusunda İlk Ne Zaman Hareket Geçmiştir ? (1)

Yunanistan tarafından gayri askeri statüde bulunan adaların askerileştirilmesi yönündeki ilk adımlar, havaalanı gibi tesislerin kurulmasıyla başlanmıştır. Bunun ilk örneğini, Türkiye’nin itiraz etmemesi üzerine, NATO Başkan Yardımcıları Konseyi’nde 1952’de Leros Adası’na ‘turizm amaçlı’ bir havaalanının kurulması kararı oluşturmaktadır.

Türkiye tarafından, 29 Haziran 1964’te Yunanistan’a ilk defa bu konuda nota verilmiştir. Türkiye, Rodos ve İstanköy’de yapıldığı tespit edilen tahkimata antlaşmalara uyularak son verilmesini istemiştir. Yunanistan ise 1964’te verdiği cevapta, ‘antlaşmalara uyduğunu ve söz konusu adalarda tahkimat yapmadığını’ belirtmiştir.

Benzer bir adım, 1969’da Yunanistan’ın Limni Adası’nı silahlandırdığına ilişkin olarak yaşanmıştır. Bu duruma ilişkin 2 Nisan 1969’da Türkiye, Yunanistan’a vermiş olduğu bir notada Yunanistan’ın Limni’de yapmış olduğu silahlandırma ve alt yapı çalışmalarının antlaşmalara aykırı olduğunu belirtmişti. Yunanistan ise 10 Mayıs 1969’da karşı nota vererek antlaşmalara ‘saygılı olduğunu belirtmiş’, ‘’bu adanın havaalanında yapılmakta olan çalışmalarınsivil havacılık ihtiyaçlarına cevap vermek üzere gerçekleştirilmektedir.’’ demiştir.

Yunanistan’ın Gayri Askeri Statüdeki Adalar Üzerinde Savunmaya Çalıştığı ‘Tez’ Nedir ? (2)

Yunanistan’a göre, antlaşmalar yapıldığı sıradaki koşullar köklü biçimde değişmiş, dolayısıyla adalar üzerindeki sınırlama ortadan kalkmıştır. Ayrıca, Lozan Boğazlar Sözleşmesi’nin yerine, 1936 Montreux Antlaşması geçmiş ve Boğazlar tekrar silahlandırılmıştır. 1923 Lozan Boğazlar Sözleşmesi tamamen sona ermiştir. Boğazlar tekrar silahlandırıldığı için bu sistemin bir parçası olan adalar da silahlandırılabilir.

k

Yunanistan’ın, Adalar Üzerinde Savunmaya Çalıştığı ‘Tez’e Karşılık, Türkiye’nin Görüşü Nedir ? (3)

Türkiye’ye göre, Montreux’dan Boğazönü adalarının silahlandırılabileceği şeklinde bir anlam çıkarılamayacağı, çıkarılsa bile Lozan Barış Antlaşması’nın 12’inci maddesi vardır. 12’inci madde, anılan adaların 1914’te silahsızlandırıldığını doğrulamaktadır.

Yunanistan, Türkiye’nin 1947 Paris Barış Antlaşması’na taraf olmadığını, bu nedenle de hak ve yükümlülükler doğurmadığını iddia etmektedir. Türkiye, her ne kadar taraf olmasa da Paris Barış Antlaşması’nın bir ‘objektif statü’ yarattığını (Lozan Barış Antlaşması’nın 16’ıncı maddesi gereğince de) bu nedenle de kendisini ilgilendirdiğini belirtmektedir.

Sonuç Olarak

Bizlere, denizlerimizin öneminin bilincini ve şuurunu kazandıran, başta E. Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı ve E. Tümamiral Cem Gürdeniz olmak üzere, diğer emekli olan/görevde olan fedakar Türk Deniz Kuvvetleri personellerine, Türk Milleti olarak teşekkür etmeli, kıymetlerini bilmeliyiz. Türk Denizcilik Tarihi, ‘Mavi Vatan Doktrini’ ile şaha kalkmış, caydırıcılığını ve etkinliğini yeniden hissettirmiştir.

  • Tümamiral Cihat Yaycı’nın ifade ettiği üzere, “Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti devletinin verecek ne bir karış vatan toprağı, ne de bir damla vatan suyu vardır.”
  • Tümamiral Cem Gürdeniz’in ifade ettiği üzere, “Türkiye yarım ada ülkesidir. Anadolu’da savunma, denizden başlar.”
Bundan sonraki çalışmamızda, EGAYDAAK (Egemenliği Antlaşmalarla Yunanistan’a Devredilmemiş Ada, Adacık ve Kayalık) kapsamında bulunan ada, adacık ve kayalıklardaki (Keçi, Bulamaç, Nergizcik, Sakarcılar, Eşek, Hurşit adaları vs.) Yunanistan’ın askeri faaliyetlerini inceleyeceğiz, takipte kalın.

e3

Yararlanılan Kaynaklar

(1) Ege Adaları Sorunu, s.330/ Prof. Dr. Necdet Hayta

(2) Yunanistan Talepleri, s.132 / Doç. Dr. Cihat Yaycı

(3) Yunanistan Talepleri, s.132 / Doç. Dr. Cihat Yaycı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

- Advertisment -
newspaper

Most Popular

“Türkiye, İHA’lar ile Yunanistan’ın Bütün Faaliyetlerini Takip Ediyor“ | Cem Gürdeniz

Geçtiğimiz günlerde, “Görünmez olduğu” ve “Doğu Akdeniz’deki tüm faaliyetleri tespit edilmeden izlediği” öne sürülen Yunan denizaltılarının, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurlarınca takip edildiği ortaya çıktı....

Mustafa Akıncı Dönemi: Doğu Akdeniz ve Kıbrıs Politikaları

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Eskiden Kıbrıs’ta iki halk vardı. Türk halkı ve Rum halkı. Artık Kıbrıs’ta iki halkın yanında iki de devlet var. Bundan...

“Ülkelerin Dost’u Yoktur, Çıkarları Vardır“ | Cihat Yaycı

Bahçeşehir Üniversitesi Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi (BAUDEGS) Başkanı ve Müstafi Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı, Türk Ocakları İstanbul Şubesi'nin konuğu oldu. Cihat Yaycı,...

Türkiye’nin Yeni Stratejik Cephesi: Doğu Akdeniz ve Kıbrıs Mücadelesinde Yol Haritası

Kıbrıs, köklü tarihi ile Anadolu kadar eski; pek çok kadim medeniyete ev sahipliği yapmış bir coğrafyadır. Kıbrıs’ta bilinen ilk siyasi yapılanmanın tarihi M.Ö. 1200...

Recent Comments