Türkiye’nin Etkin Tahrip Gücü: BORA Balistik Füzesi

0
477
Bora Balistik Füze Sistemi, Savunma Sanayii Başkanlığı ve Roketsan arasında imzalanan 23.11.2009 tarihli sözleşme kapsamında Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmeye başlanmıştır. Bora Füzesi, ilk olarak 2017’nin Şubat ayında Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de düzenlenen IDEX Uluslararası Savunma Fuarı’nda Roketsan’ın resmi broşür yayınlamasıyla ‘’Khan’’ ihraç ismi ile gündeme gelmiştir. Sözleşme tarihinden itibaren aradan geçen sürede kamuoyuna detayları açıklanmayan Bora Füzesi’nden her ne kadar 2017 yılına dek haberimiz olmasa da 2014 yılından sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslim edilmeye başlanmıştır.
Ayrıca 2017 yılında tedariklere ilişkin Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, 50’den fazla Bora Füzesi’nin Silahlı Kuvvetlere teslim edildiği belirtilmiştir. Bora Füze Sistemi, ilk kez İstanbul’da düzenlenen IDEF-2017 Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda sergilenmiştir. Aynı tarihte Sinop’taki test merkezinde son deneme atışlarının gerçekleştirilmesiyle birlikte kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştır. Ocak 2019’da ise Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterinde hazırda bulunan Bora Balistik Füze Sistemlerinin, etkin olarak görevde ve tüm fonksiyonlarıyla faal durumda kalması ihtiyacından dolayı Savunma Sanayii Başkanlığı ve Roketsan arasında ‘’Bora Füze Sistemi Lojistik Destek Projesi’’ başlığında yeni bir sözleşme imzalanmıştır.
Son olarak Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından, 2020 savunma sanayii faaliyetlerine ilişkin yayınlanan verilerde herhangi bir sayı belirtilmeden Bora Füzesi Projesi kapsamında bütün teslimatların tamamlandığı bildirilmiştir. Bora, 470 kg ağırlığındaki parça tesirli konvansiyonel harp başlığı ile yüksek öncelikli stratejik hedeflere karşı etkili ateş gücü oluşturmaktadır. 610 mm çapında ve toplam 2.500 kg ağırlığında olan sistem, kompozit katı yakıtla çalışmaktadır. Çarpma ve yaklaşmalı olmak üzere çeşitlendirilebilir tapa tipine sahip olan Bora Füzesi, Küresel Konumlama Sistemi (KKS) destekli Ataletsel Navigasyon Sistemini içeren güdüm sistemiyle donatılmıştır. Bu güdüm konfigürasyonu sayesinde dairesel sapma mesafesini (CEP- Circular Error Probable) 10 m dolaylarına kadar sabit tutmak amaçlanmaktadır.
Roketsan tarafından açıklanan resmi verilere göre maksimum 280 km etkili menzile ulaşan Bora, Türkiye’nin en uzun menzil kapasitesine ulaşan balistik füze sistemi özelliğiyle ön plana çıkmaktadır. Bora Füze sisteminin ilk etapta 300 km menzilin altında tutulmasının nedeni Türkiye’nin, Füze Teknolojisi Kontrol Rejimi (MTCR) gibi silahların kontrolü ve yayılımını sınırlandırmayı amaçlayan uluslararası anlaşmalara imzacı ülke olmasından kaynaklanmaktadır. Füze Teknolojisi Kontrol Rejimi (MTCR) anlaşmasına üye devletler, 300 km’den fazla menzil ve 500 kg’dan ağır harp başlığına sahip sistemlerin son derece önemli tamamlayıcı parçalarını yabancı bir devletten tedarik edememektedir. Söz konusu anlaşma kapsamında roket motoru, harp başlığı veya diğer alt sistem bileşenlerinin başka bir ülkeden tedarik edilmesi yahut diğer ülkelere ihraç edilmesi ciddi anlamda sınırlandırılmıştır.
Bora Füzesi, 8×8 taktik tekerlekli aracı sayesinde yüksek hareket kabiliyetine sahiptir. Aynı zamanda yalıtımlı pod özelliğiyle hızlı yükleme ve nakil kolaylığı sağlanmaktadır. Bu hususlar çerçevesinde pratik kullanım ve hızlı reaksiyon süresiyle harp sahasının birçok noktasında hızlı konuşlanma mümkün hale gelmektedir. Böylelikle füze sistemi, muharebe sahasında yer alan mühim hedefler üzerinde oldukça stratejik ateş gücü oluşturmaktadır.

Teknik Özellikler

İnfografik-DAP

Pençe Operasyonları Faaliyeti

Diğer taraftan Bora Balistik Füze Sistemi, 28 Mayıs 2019 tarihinde terör örgütü PKK’ya karşı Irak’ın Kuzeyi’nde başlatılan Pençe Operasyonu kapsamında ilk kez gerçek harekat ortamında, Hakkari/Derecik’ten ateşlenip Hakurk Kampı’nda bulunan hakiki hedeflere karşı kullanılmıştır. Bu suretle Bora Füzesi, gerçek muharebe şartlarında denenerek kendini kanıtlamış ve ‘’Combat Proven’’ unvanını da kazanmıştır. Türkiye’nin Bora Balistik Füze Sistemi’ni ilerleyen dönemlerde yabancı ülkelere ihraç edebileceğini düşünürsek sistemin halihazırdaki özellikleri ve çatışma ortamında kendini kanıtlamış olması önemli avantajları da beraberinde getirmektedir.
Balistik füze teknolojisi gibi milyon dolarlık sistemlerin, terörle mücadele kapsamında genel anlamda küçük hedeflere yönelik alelade bir şekilde kullanılması beklenemez. Fakat bu noktada Türkiye, bölgede terörizmi organize ederek kaos ortamı oluşturan birtakım ülkelere karşı siyasi olarak ‘’hard power’’ tarafını net olarak ortaya koymuştur.
Türkiye vermek istediği bazı siyasi mesajlar doğrultusunda, bölgede kendi milli güvenliğine tehdit unsuru oluşturan terör örgütlerine karşı mücadelede engel tanımadığını bir kez daha göstermiştir. Sözü edilen füze sistemi, Terörle mücadelede etkin olarak kullanılan S/İHA’ların kullanıma uygun olmadığı durumlarda veya operasyon bölgesinde diğer devletler tarafından ‘’uçuşa yasak bölge’’ ilan edilmesi ihtimali dolayısıyla Hava Kuvvetleri unsurlarının riske girdiği durumlarda, kritik hedeflerin etkisiz hale getirilmesi yönünde caydırıcı güç olarak ortaya çıkmaktadır. Uzun menzil segmentindeki füze sistemleri, Türkiye’nin jeopolitiğinin beraberinde getirdiği gereksinimler nedeniyle geçmişten bugüne kadar Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tahrip gücü bakımından sürekli ihtiyaç duyulan sistemler olarak karşımıza çıkmıştır.
Türk ordusu, Bora silah sistemiyle birlikte özellikle Rusya, Ermenistan, İran ve Suriye gibi envanterinde balistik füze sistemi bulunduran yakın coğrafya ülkelerinden Türkiye’ye yönelik olası tehditlere karşı caydırıcı kabiliyet kazanmıştır. İlaveten Kuzey Kore’nin Suriye rejimine stratejik silahlar konusunda teknik bilgi aktardığı ve İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü General Şikarci’nin, topraklarında ABD üssü bulunduran ülkelere karşı yaptığı açıklamaları hafızamızda tazelemek yarar sağlayacaktır. Bora Füzesi, bütün bunların yanı sıra psikolojik harp aracı etkisiyle Doğu Akdeniz’deki milli haklarımızın savunulmasından tutun da Suriye-Irak gibi ülkemizin güneyindeki istikrarsız ortamın içinde büyüyen terör unsurları, Yunanistan’dan gelebilecek tehditler, Batı Trakya ve diğer bölgelerdeki ABD askeri varlığının Türkiye’ye sorun yaratabileceği ihtimallerine karşı taktik seviyede kuvvet çarpanına dönüşmüştür.

Türkiye’de Çeşitli Bölgelere Konuşlandırılması Durumunda Oluşacak Etki Alanları:

IĞDIR

ANAMUR

İZMİR

ÇORLU

GAZİANTEP

HAKKARİ

ANTALYA

SİNOP

*İnfografik ve haritalar telif içermektedir, kaynak göstermeksizin yapılmış alıntılar yasal işlem doğurur.

Yararlanılan Kaynaklar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here