Vestnik Kavkaza: ”Yeni Bir Açılım İsteyen Taraf BAE”

0
681

Rusya merkezli Vestnik Kavkaza’da, geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Ulusal Güvenlik Danışmanı Şeyh Tahnoun Bin Zayed el Nahyan’ın görüşmesini baz alarak çarpıcı bir analiz yer aldı. Analizde, BAE’nin, ‘Ankara ile ilişkilerde yeni bir açılım isteyen taraf olduğu’ belirtildi.

Ayrıca analizde, ‘Türkiye’nin Suriye’den Dağlık Karabağ’a kadar daha geniş Ortadoğu coğrafyasındaki dış politika angajmanlarındaki başarıları, Abu Dabi’nin ilişkileri yeniden gözden geçirmesinde etkili olduğu’ ifade edildi.

Analizin dikkat çeken satırbaşları;

”Türkiye, BAE’nin dış politikasında artık öncelikli gündem maddelerinden biri değil”

Son birkaç yılda iki ülke (Türkiye ve BAE) arasındaki ilişkilere, özellikle bölgesel siyasette rekabet ve gerilim damgasını vurdu. Bununla birlikte, birkaç aydır normalleşmeye dair ipuçları var ve Şeyh Tahnoun’un ziyareti, ikili ilişkilerde yeni bir aşamaya yol açabilecek ilerici adımların doruk noktası.
Sınırlı siyasi ve askeri kapasitesi nedeniyle Yemen, Libya ve Suriye’deki hedeflerine ulaşamayan Abu Dabi yönetimi, sadece Türkiye ile olan güven ilişkisini kaybetmekle kalmadı, aynı zamanda ülkedeki imajının da zayıflamasının önünü açtı. BAE’nin İsrail ile normalleşme anlaşması ve Yemen ve Libya’daki karşı-devrimci politikaları, bölgedeki halkın olumsuz tepkilerine neden oldu.
Bu arada değişen bölgesel ve küresel konjonktür, BAE’yi dış politikasını yeniden değerlendirmeye ve Türkiye ile ilişkilerinde ve Arap dünyasına yönelik politikalarında değişiklik yapmaya zorladı. Bu bağlamda Türkiye, BAE’nin dış politikasında artık öncelikli gündem maddelerinden biri olmaktan çıkmıştır. Türkiye ile Mısır ve Katar ile Suudi Arabistan arasındaki normalleşme çabaları, ABD’deki liderlik değişikliği ve Türkiye’nin artan askeri kapasitesi bu politika değişikliğinde çok önemli bir rol oynamış görünüyor.
BAE’nin en yakın müttefiklerinden Mısır ve Suudi Arabistan’ın Türkiye’ye yönelik politikalarını değiştirmesi, Abu Dabi’nin Ankara’ya karşı tutumunu da etkiledi.

”Abu Dabi yönetimi, Suudi Arabistan’a karşı ciddi bir güven kaybı yaşıyor”

Türkiye’ye yönelik karalama kampanyaları yürüten ve dezenformasyon faaliyetleriyle tanınan bazı Emirlik yetkililerinin son dönemde Türkiye’ye yönelik yapıcı yorumları bu dönüşümün habercisi olarak değerlendirildi. Bu kişilerden biri olan dönemin BAE Dışişleri Bakanı Anwar Gargash, Ocak 2021’de ülkesinin Türkiye ile sorun aramadığını ve ilişkileri normalleştirme iradesine sahip olduklarını belirtti.
BAE ve Suudi Arabistan liderliğindeki Katar ablukası, bölgedeki aktörlerin çoğu için açık bir dönüm noktası oldu. BAE, Katar’a karşı agresif ve ilgisiz duruşunu sürdürürken, Kuveyt ve Umman da dahil olmak üzere bölgesel ortakları, Emirlik liderliğine olan güvenini kaybetti ve bölgesel bağlantılarını Abu Dabi’den daha da uzaklaştırmaya çalıştı. Joe Biden’ın ABD Başkanı seçilmesinin ardından, BAE ve Suudi Arabistan ablukayı sona erdirmek zorunda kaldılar ve onları oldukça güvenilmez ortaklar konumuna getirdiler. BAE, Katar krizinin net kaybedeni oldu.
Öte yandan Abu Dabi yönetimi, bölgedeki en önemli müttefiki Suudi Arabistan’a karşı ciddi bir güven kaybı yaşıyor. Bu, iki ülkenin çatıştığı Yemen’deki savaşta en belirgindi. 2020’de Abu Dabi, Suudi Arabistan’a danışmadan Yemen’deki askeri angajmanını sonlandırmaya karar vererek Riyad’ı kızdırdı. Suudi Arabistan ve BAE’nin birçok konuda farklı politikalar izlediği takip eden dönemde iki ülke arasındaki gerilim giderek arttı.

”BAE yönetimi, Ankara ile ilişkilerde yeni bir açılım isteyen taraf olarak görünmektedir”

Bu arada ABD, bölgedeki siyasi ve askeri angajmanlarını kademeli olarak azaltarak yıllarca süren operasyonlarına son verdi. Bu, BAE gibi müttefiklerinin Washington’a giderek daha fazla güvenmemesine ve yeni bölgesel ve küresel aktörlerle yeni işbirliği fırsatları aramasına neden oldu. Bu kapsamda Rusya ve Çin gibi ülkelerle ilişkilerini geliştiren BAE, Türkiye ile devam eden gerilimlerini yeniden gözden geçirme ihtiyacı hissetmiştir.
Bu noktada Türkiye’ye resmi düzeyde bir heyet gönderen BAE, Ankara ile ilişkilerde yeni bir açılım isteyen taraf olarak görünmektedir. Türkiye’nin Suriye’den Dağlık Karabağ’a kadar daha geniş Ortadoğu’daki dış politika angajmanlarındaki başarıları, Abu Dabi’nin ilişkileri yeniden gözden geçirmesinde etkili oldu.
Türkiye’nin Afrika Boynuzu, Balkanlar ve Kafkaslar’daki dış politika aktivizmini ulusal çıkarları ve müttefiklerinin kazanımlarıyla uyumlu çıktılara dönüştürme yeteneği, BAE karar vericilerini de caydırdı. İki tarafın (Türkiye ve BAE) eğilimleri ve birbirlerine yönelik yapıcı tavırları ilişkilerde bir iyileşme işareti olarak görülse de önümüzdeki günlerde tarafların daha somut adımlar görmek isteyecekleri söylenebilir.

”Ankara, Abu Dabi’den somut adımlar bekliyor”

Her iki tarafın girişimlerine rağmen, kolay bir yakınlaşma olmayacak. İlişkiye ciddi zararlar verildi. Katar ile Emirlik ilişkilerine benzer şekilde, güven inşa etmek zaman alacak. Abu Dabi yönetimi, bir zamanların ezeli rakibi Türkiye ve Katar’ı ilişkileri normalleştirmeye ikna etmek için ciddi çaba sarf etmek zorunda kalacak.
Ankara, Türkiye’ye yönelik çatışmacı eylemleri nedeniyle son zamanlarda etkili bir bölgesel aktör haline gelen BAE’nin normalleşme taahhüdünü göstermek için somut girişimlerde bulunmasını bekliyor. Öte yandan Türkiye, ekonomik çıkarları doğrultusunda BAE ile olumlu ilişkiler sürdürmeli ve bölgesel sorunlara farklı yaklaşımların ortaya çıkmasını en aza indirebilecek mekanizmalar uygulamalıdır.

Çeviri: Caner Çiftçi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here